Tutukluluk halinin devamı ceza yargılamasında sanığın zaten tutuklu olduğu bir dosyada, mahkeme veya hâkimin tutukluluğun sürmesine karar vermesidir.
Bu karar yeni bir tutuklama değil, mevcut tutukluluğun uzatılmasıdır.
Sanık, bu durumda zaten tutuklu olup dosyası belli aralıklarla incelenir.
Mahkeme bu inceleme sonucunda; tutukluluk halinin devamı, tahliye veyahut tutukluluk halinin adli kontrole çevrilmesine karar verebilir.
Soruşturma evresinde; şüphelinin tutukevinde bulunduğu süre içinde ve en geç otuzar günlük süreler itibarıyla tutukluluk halinin devamının gerekip gerekmeyeceği hususunda, cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından tutuklama nedenleri göz önünde bulundurularak, şüpheli veya müdafii dinlenilmek suretiyle karar verilir (5271 S. K. m. 108).
Tutukluluk durumunun incelenmesi, aynı süre içinde şüpheli tarafından da istenebilir (5271 S. K. m. 108).
Hâkim veya mahkeme, tutukevinde bulunan sanığın tutukluluk halinin devamının gerekip gerekmeyeceğine her oturumda veya koşullar gerektirdiğinde oturumlar arasında ya da aynı süre içinde de resen karar verir (5271 S. K. m. 108).
Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re'sen mahkemece karar verilir.
Bu istemlerde mutlaka gerekçe gösterilir ve adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukuki ve fiili nedenlere yer verilir (5271 S. K. m. 101).
Tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda; a) Kuvvetli suç şüphesini, b) Tutuklama nedenlerinin varlığını, c) Tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu, gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir.
Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir, ayrıca bir örneği yazılmak suretiyle kendilerine verilir ve bu husus kararda belirtilir (5271 S. K. m. 101).
Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir (5271 S. K. m. 104).
Şüpheli veya sanığın tutukluluk hâlinin devamına veya salıverilmesine hâkim veya mahkemece karar verilir. Ret kararına itiraz edilebilir (5271 S. K. m. 104).
Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır (5271 S. K. m. 268).
Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir (5271 S. K. m. 268)
Cmk m. 108 uyarınca mahkeme tutukluluğun devamının gerekip gerekmediğini periyodik olarak inceler.
CMK Madde 108
(1) Soruşturma evresinde şüphelinin tutukevinde bulunduğu süre içinde ve en geç otuzar günlük süreler itibarıyla tutukluluk hâlinin devamının gerekip gerekmeyeceği hususunda, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından 100 üncü madde hükümleri göz önünde bulundurularak, şüpheli veya müdafii dinlenilmek suretiyle karar verilir.
(2) Tutukluluk durumunun incelenmesi, yukarıdaki fıkrada öngörülen süre içinde şüpheli tarafından da istenebilir.
(3) Hâkim veya mahkeme, tutukevinde bulunan sanığın tutukluluk hâlinin devamının gerekip gerekmeyeceğine her oturumda veya koşullar gerektirdiğinde oturumlar arasında ya da birinci fıkrada öngörülen süre içinde de re’sen karar verir.
Kanunda da açıklandığı üzere tutuklama halinin devamı kararı; duruşmada, dosyada kurulan ara kararla veyahut dosya üzerinden verilebilir.
Tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme her seferinde ve yeniden şunları değerlendirmelidir;
Kuvvetli suç şüphesinin devam edip etmediğini
️Kaçma / delil karartma tehlikesinin olup olmadığını
Adli kontrol yeterli olup olmadığını
Tutukluluk süresi ölçülü mü? Hususlarını değerlendirmelidir.
Önceki gerekçelerin otomatik tekrar edilerek tutuklama kararının devamı karar verilmesi hukuka aykırı olduğu gibi hak ihlallerine de yol açar.
YARGITAYIN UYGULAMALARI
Yargıtay’a göre tutukluluk halinin devamı, ancak her aşamada güncel, somut ve ölçülü gerekçelerle zorunlu olduğu açıkça ortaya konulursa mümkündür; aksi hâlde kişi özgürlüğünün ihlalidir.
Klişe Gerekçeyle Tutuklama Halinin Devamı Olamaz.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2012/10-534 E., 2013/248 sayılı kararında; “Tutuklama halinin devamı kararları soyut ve kalıp ifadelerle verilemez; gerekçe denetlenebilir ve dosyaya özgü olmalıdır.”denilmek suretiyle her kararın dosyaya özgü ve gerekçeli olması gerektiğini kabul etmiştir.
Her tutukluluk devam kararında tutuklama şartları yeniden değerlendirilmelidir.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 2017/4758 E., 2017/5616 sayılı kararında; “Önceki tutuklama gerekçelerinin aynen tekrar edilmesi hukuka aykırıdır; her incelemede güncel durum değerlendirilmelidir.” Denilmek suretiyle her gerekçenin, güncel duruma özgü ve kalıp ifadelerin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.
Uzayan Tutuklulukta Gerekçe Daha Güçlü Olmalıdır.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 2018/2860 E., 2018/4053 sayılı kararında;“Tutukluluk süresi uzadıkça, tutuklama halinin devamı için daha ayrıntılı ve somut gerekçe gösterilmesi zorunludur.” Denilmek suretiyle eğer tutukluluk süresi uzatıldıysa gerekçelerin daha güçlü olması gerektiğini belirtmiştir.
Adli Kontrol Tartışılmadan Devam Kararı Verilemez.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 2020/3899 E., 2020/11273 sayılı kararında;“Adli kontrol tedbirlerinin neden yetersiz kaldığı açıklanmadan tutuklama halinin devamına karar verilemez.” Denilmek suretiyle öncelikle adli kontrolün tartışılması ve neden yetersiz kaldığının açıklanması başka tedbir yok ise ancak tutukluluğa devam kararı verilmesi gerektiğini kabul etmiştir.
Katalog Suçlarda Bile Otomatik Devam Kararı Olamaz.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 2018/4053 sayılı kararında; “Katalog suçlarda dahi tutuklama halinin devamı otomatik değildir; somut gerekçe her aşamada gösterilmelidir.” Denilmek suretiyle kanunda sayılan ve tutuklamayı gerektiren katalog suçlarda dahi tutuklama halinin soyut gerekçelerle devamına karar verilemeyeceğini belirtmiştir.
TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA
İTİRAZ DİLEKÇESİ
… AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
DOSYA NO : …/… E.
SANIK :
MÜDAFİİ : Av. Mert APAYDIN
KONU : … Ağır Ceza Mahkemesi’nin …/…/…günlü Tutukluluk Halinin Devamına Dair Karara İtirazımızdır.
AÇIKLAMALAR :
1-) Müvekkilimiz hakkında Mahkemenizin …/ … E sayılı dosyası ile, … suçundan açılan kamu davasının, …/ …/ … tarihinde yapılan duruşmasında, müvekkilimizin tutuklanmasına karar verilmiştir.
2-) Müvekkilimiz; sabit yerleşim yeri sahibi olduğu gibi oturduğu ev de kendisine aittir. Ayrıca müvekkilimize ait ve bizzat kendisinin çalıştırdığı ….. …. …… …./….. adresinde ….. ….. şirketi bulunan müvekkilimiz, şu ana kadar herhangi bir suça karışmamıştır ve adli sicil kaydında menfi herhangi bir kaydı da bulunmamaktadır. Kaçma şüphesinin bulunmadığı ortadadır.
3-) İlgili suçta tek başına şüpheli durumunda olan müvekkilimizin, şüpheli konumda olan başkaca bir suç ortağı da bulunmamakla beraber; suça ilişkin olan bütün deliller toplanmış ve muhafaza altına alınmıştır. Bu sebeple müvekkilimizin delilleri karartma şüphesi de bulunmamaktadır.
4-) Tanıklar da hazırlık soruşturması sırasında gerek kollukta gerekse Cumhuriyet Savcılığına ifadelerini vermişlerdir.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi
E. 2017/1443 – K. 2017/2992
“Tutukluluğun devamına ilişkin kararlarda, soyut ve klişe gerekçeler yeterli değildir. Kaçma şüphesi veya delil karartma ihtimali somut olgularla gösterilmelidir.”
Tutukluluğa itirazda, “kaçma şüphesi var” gibi genel ifadelerle verilen kararlar hukuka aykırıdır.
5-) Suçun niteliğine ve unsurlarına bakıldığında ve her halükarda dosya içeriğine göre sabıkasız olan sabit ikametgahlı müvekkilimiz hakkında verilen tutukluluk halinin devamına karar verilmesi için hiçbir neden yoktur.
SONUÇ VE İSTEM : … Ağır Ceza Mahkemesi’nin …/…/… günlü tutukluluk halinin devamına dair kararına itirazımızın kabulü ile müvekkilimizin tahliyesine karar verilmesini, müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz. .../…/…