HAKKI OLMAYAN YERE TECAVÜZ SUÇU  VE ŞİKAYET DİLEKÇESİ (TCK M.154)

HAKKI OLMAYAN YERE TECAVÜZ SUÇU NEDİR?

Hakkı olmayan yere tecavüz suçu; bir kimsenin başkasına ait taşınmazı veya taşınmaz üzerindeki ortak kullanım hakkını, hukuka aykırı olarak işgal etmesi, kullanımını engellemesi veya hakkın kullanılış biçimini bozmasıdır.

Hakkı olmayan yere tecavüz suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 154. maddesinde düzenlenmiş olup, taşınmaz üzerindeki fiilî hâkimiyeti korumayı amaçlayan bir suç tipidir.

Bu suçta korunan hukuki değer mülkiyet ve kullanım hakkıdır. Suçun oluşması için basit bir anlaşmazlık değil; hukuka aykırı bir işgal veya müdahale olması gerekir.

Özellikle komşuluk hukuku, sınır ihlali, eklenti kullanımı ve ortak alan müdahaleleri bu kapsamda değerlendirilir.

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, zilyedin rızası olmaksızın taşınmaza yapılan her türlü işgal, kullanım veya yararlanmanın engellenmesi bu suçu oluşturur.

Suçun oluşması için fiilin sürekli olması gerekmez; kısa süreli müdahaleler dahi yeterlidir. 

Ayrıca taraflar arasında devam eden bir hukuk davasının bulunması, ceza sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Sonuç olarak, hakkı olmayan yere tecavüz suçu, uygulamada hem tapu hem zilyetlik ilişkilerinin dikkatle değerlendirilmesini gerektiren, mülkiyet uyuşmazlıklarının ceza hukuku boyutunu oluşturan önemli bir suç tipidir.      

Hakkı olmayan yere tecavüz suçu TCK 154/1-2' de düzenlenmiştir.      

Hakkı Olmayan Yere Tecavüz TCK m. 154/1:

“Bir hakka dayanmaksızın başkasına ait taşınmaz mala tecavüz eden, taşınmazdan yararlanan veya yararlanmayı engelleyen kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilir.” 

TCK m. 154/2:

“Failin, taşınmazın malik veya zilyedine karşı cebir veya tehdit kullanması hâlinde ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur.”

 SUÇUN UNSURLARI NELERDİR?

Hakkı olmayan yere tecavüz suçu, başkasına ait taşınmazın malikinin veya zilyedinin rızası olmaksızın işgal edilmesi veya hak iddia edilmesiyle oluşur. 

Bu suçun oluşabilmesi için ortada hukuka uygun bir mülkiyet ya da zilyetlik ilişkisi bulunması gerekir. 

Fail, kendisine ait olmayan bir taşınmaz üzerinde fiili hâkimiyet kurmalı veya mevcut hâkimiyeti hukuka aykırı olarak bozmalıdır. 

Taşınmazın sınırlarının aşılması, sınırların değiştirilmesi veya başkasına ait yere yapı yapılması bu suça örnek teşkil eder. 

Ecrimisil, kira talebi doğuracak düzeyde fiili işgal çoğu durumda suçun maddi unsurunu oluşturur. 

Suç, kasten işlenebilen bir suçtur ve failin başkasının taşınmazına haksız müdahale yaptığını bilmesi gerekir. 

Hatalı zilyetlik inancı veya hukuka uygun sebep varsa suç oluşmayabilir. Mağdurun rızası bulunması hâlinde hukuka aykırılık ortadan kalkar. Suçun şikâyete bağlı olarak takip edilen bir suç olduğu kabul edilir. 

Maddeler halinde özet halinde saymak gerekirse suçun oluşabilmesi için;

1) Taşınmazın başkasına ait olması

2) Failin hukuka aykırı şekilde taşınmaza girmesi veya işgale devam etmesi

3) Mülkiyet veya kullanım hakkının ihlali

4) Kasten işlenmesi gerekir.

Sonuç olarak, başkasına ait taşınmaza hukuki dayanaktan yoksun şekilde müdahale edilmesi bu suçun temel yapısını oluşturur.

YARGITAYIN GÖRÜŞ VE KARARLARI

Yargıtay uygulamasında, hakkı olmayan yere tecavüz suçunda taşınmazın mülkiyet veya zilyetlik durumunun somut biçimde belirlenmesi gerekir. 

Yargıtay; sınır anlaşmazlığı, kadastro uyuşmazlığı gibi hususlarda genellikle öncelikle hukuk yollarının tüketilmesi gerektiğini, ancak açık hukuka aykırı işgalin bulunması halinde ceza sorumluluğu doğuracağını kabul eder. 

Yargıtay rızaya dayalı kullanım veya hukuki ihtilaf niteliğindeki durumlarda çoğu zaman ceza sorumluluğu oluşmadığı yönünde kararlar vermektedir. 

Sınır ihlali – tel çekme – ekim yapma Hakkı olmayan yere tecavüz suçunu oluştur.

Yargıtay 8. CD E. 2016/14879 – K. 2017/9021 Taşınmazın bir bölümüne tel çekmek ve ekim yapmak  suretiyle fiilî hâkimiyet kurulması, hakkı olmayan yere tecavüz suçunu oluşturur. denilmek suretiyle mülkiyet hakkı ve zilyetlik korunmuştur.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E. 2014/8-256 – K. 2015/132 Taraflar arasında hukuk davası bulunması, ceza sorumluluğunu otomatik olarak ortadan kaldırmaz.    

Hukuki ihtilaf savunması her zaman kurtarıcı değildir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu – E: 2017/9-435, K: 2019/312 sayılı kararında ; 

Taşınmazın aidiyetinin ve zilyetliğin net belirlenmesinin zorunlu olduğu vurgulanmıştır. Taşınmazın kime ait olduğu net olarak belirli olmalıdır. İhtilaflı veyahut hukuken kime ait olduğu belli olmayan arazilerde yapılan işgal bu suçu oluşturmaz. 

Yargıtay 18. Ceza Dairesi – 2015/7842 E. 2016/9431 sayılı kararında ;

Açık hukuka aykırı işgal ve kullanımlarda suçun oluştuğu kabul edilmiştir.

Hakkı olmayan yere tecavüz suçu cezai sorumluluk gerektirdiği için yapılan tecavüzün açıkça hukuka aykırı olması ve işgal niteliğinde bulunması gerekmektedir.

 HAKKI OLMAYAN YERE 

TECAVÜZ SUÇU ŞİKAYET DİLEKÇESİ

          ....CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

YAKINAN                                      
TC KİMLİK NUMARASI 
           
ADRES
                                           
VEKİLİ
                                            : Av. Mert Apaydın
ADRES 
                                          
ŞÜPHELİ
                                       
SUÇ
                                               : Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçu
SUÇ TARİHİ
                                 : …/…/… 

AÇIKLAMALAR                          

1-) Müvekkilimiz, halen … ili, … ilçesi, ... köyü, … pafta, … ada, … parselde kain bulunan taşınmazın maliki bulunmaktadır. Yakınılanın sahibi olduğu taşınmaz ise, … parselde kaindir. Her iki taşınmaz da tarla vasfında olup, birbirilerine komşudurlar. 

Hem müvekkilimiz hem de yakınılan, tarlalarında genellikle pamuk ve mısır ekimi yapmaktadırlar. 

Taşınmazlar arasında, sınır çizgisini belirlemeye yarayan belirgin işaretler bulunmaktadır.


2-) Yakınılan, bir süre önce, müvekkilimizin sahibi olduğu taşınmazın bir kısmını telle çevirerek, bu kısımda, kendisinin ve ailesinin kişisel ihtiyacını karşılamayı teminen, kavun ve karpuz yetiştirmeye başlamıştır. 

Kendisinden izin alınmaksızın girişilen bu uygulamaya karşı çıkan müvekkilimiz, vaki tecavüzü sona erdirmesi konusunda yakınılana sözlü uyarıda bulunmuştur. 

Yerleşik yargıtay içtihatlarıyla da kanıtlandığı üzere tel çekmek ve sınır ihlali halinde hakkı olmayan yere tecavüz suçu oluşmaktadır. 

Yargıtay 8. CD E. 2016/14879 – K. 2017/9021 Taşınmazın bir bölümüne tel çekmek ve ekim yapmak suretiyle fiilî hâkimiyet kurulması, hakkı olmayan yere tecavüz suçunu oluşturur.

Yakınılan ise, söz konusu bölümün bir süredir müvekkilimiz tarafından kullanılmamakta olduğunu, bu işlemin araziye ve müvekkilimize herhangi bir zarar vermediğini savunarak, söz konusu uygulamaya devam etmiştir.


3-) Müvekkilimiz, sahibi olduğu araziyi kullanıp kullanmama veya nasıl kullanacağı konusunda kimsenin icazetini almak zorunda değildir. 

Yapılan sözlü uyarıların sonuçsuz kalması, arazinin ilgili bölümünden bir süredir yararlanamıyor olması nedeniyle uğradığı zarar ve yakınılanın uyarılar karşısında gösterdiği umursamaz tavırlar, işbu suç duyurusunda bulunulmasını zorunlu kılmıştır.


HUKUKİ NEDENLER
     

5237 S. K. m. 154,  5271 S. K. m. 158 ve ilgili yasal mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER      

Müvekkile ait taşınmaza ilişkin tapu kayıtları, keşif ve bilirkişi incelemesi, tanık beyanları ve ilgili diğer tüm yasal deliller.

SONUÇ VE İSTEM  :

Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle, yakınılan hakkında “hakkı olmayan yere tecavüz” nedeniyle cezalandırılması için gerekli soruşturmanın yapılarak hakkında kamu davası açılmasını vekaleten talep ederiz. …/…/… 

     

Yakınan Vekili

Av. Mert APAYDIN