DOLANDIRICILIK SUÇU VE ŞİKAYET DİLEKÇESİ (TCK 157-159)

                  DOLANDIRICILIK SUÇU NEDİR?

Dolandırıcılık suçu; hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak failin veya üçüncü kişinin haksız menfaat elde etmesi şeklinde gerçekleşen bir suçtur.

Basit bir yalan dolandırıcılık için yeterli değildir; dolandırıcılık suçunun asli unsuru olan hile, mağdurun iradesini etkileyebilecek ağırlıkta olmalıdır.

Nitelikli dolandırıcılıkta suç daha ağır ve organize şekilde işlenir. Bilişim yoluyla dolandırıcılık nitelikli dolandırıcılığın günümüzde ve güncel uygulamada en yaygın biçimlerden biridir. 

TCK’ da dolandırıcılık suçu basit ve nitelikli olmak üzere 2’ ye ayrılarak düzenlenmiştir. 

TCK 157 – Basit Dolandırıcılık : 

Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun zararına çıkar sağlama halinde bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adli para cezası uygulanır.
TCK 158' da ise dolandırıcılık suçunun işlenmesi hangi hallerde halinde daha fazla cezayı gerektireceği düzenlenmiştir.

TCK Madde 158-Nitelikli Dolandırıcılık :

(1) Dolandırıcılık suçunun; 

a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle, 

b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle, 

c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle, 

d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle, 

e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak, 

f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle, 

g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle, 

h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında, 

i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle, 

j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, 

k) Sigorta bedelini almak maksadıyla, 

l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle, İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik: 3/4/2013-6456/40 md.) 

Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. 

(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır. 

(3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır. 

TCK 159' da ise dolandırıcılık suçunda daha az cezayı gerektiren hali düzenlenmiştir.  

TCK 159 DAHA AZ CEZAYI GEREKTİREN HAL :

(1) Dolandırıcılığın, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi halinde, şikayet üzerine, altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

Dolandırıcılık suçunda hile unsurunun olması gerekmektedir. Basit yalan veya abartılı anlatımlar dolandırıcılık suçunu oluşturmaz.

 SUÇUN UNSURLARI NELERDİR?

  • Hileli davranış 

  • Mağdurun aldatılması 

  • Zararın doğması 

  • Failin ya da üçüncü kişinin haksız çıkar elde etmesi

Dolandırıcılık suçunda öncelikle hileli davranış bulunmalı ve bu davranış sıradan bir yalandan daha ağır, aldatmaya elverişli nitelikte olmalıdır.

Failin gerçekleştirdiği hile, mağdurun irade özgürlüğünü etkileyecek güçte olmalıdır.

Mağdurun hileli davranış nedeniyle aldatılmış olması zorunludur.
Mağdurun aldatılması sonucu malvarlığında bir eksilme ya da zarar meydana gelmelidir.

Bu zarar mutlaka büyük olmak zorunda değildir, hukuken anlamlı bir zarar yeterlidir. Failin ya da üçüncü bir kişinin bu fiil sonucunda haksız menfaat elde etmesi gerekir.

Zarar ile elde edilen menfaat arasında nedensellik bağı bulunmalıdır. 

Suç kasten işlenebilir; fail hile ile menfaat sağlama bilinciyle hareket etmelidir.

Hile, planlı, sistematik veya güven duygusunun kötüye kullanılması şeklinde de ortaya çıkabilir.
Tüm bu unsurlar birlikte gerçekleştiğinde dolandırıcılık suçu oluşur.

             YARGITAYIN GÖRÜŞLERİ

Yargıtay, dolandırıcılık suçunda hile unsurunun belirleyici olduğunu vurgulamaktadır. 

Hilenin ciddi, aldatmaya elverişli ve mağdurun iradesini etkileyebilecek düzeyde olması gerekir. 

Ayrıca failin bilinçli şekilde haksız çıkar sağlamaya yönelmiş olması da aranır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu – E: 2017/15-356, K: 2019/13, T: 15.01.2019 sayılı kararında ;

Hile unsurunun kapsamı ve mağdurun aldatılması kriterleri açıklanarak hile unsurunun suçun oluşması için gerekli olduğu vurgulanmıştır.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi – E: 2016/12345, K: 2018/5678 sayılı kararında ;

Bilişim yoluyla dolandırıcılıkta haksız menfaat değerlendirilmiştir.Failin yararına haksız menfaat sağlanması gerekmektedir. 

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/15-108 E. 2019/387 sayılı kararında ;Hile, mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak veya iradesini sakatlayacak yoğunlukta olmalıdır.”denilmek suretiyle suçun oluşumunda hilenin yoğun olması gerektiği açıklanmıştır.  

Ticari ilişkiden kaynaklanan alacak-verecek dolandırıcılık değildir.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E. 2018/2625 K. 2019/4211 sayılı kararında ;Taraflar arasında ticari ilişki bulunması, sözleşmenin ifa edilmemesi veya borcun ödenmemesi hâli, hile unsuru yoksa dolandırıcılık suçunu oluşturmaz.”

Sonradan ödememe tek başına dolandırıcılık sayılmaz.     

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/1432 E. 2021/2165 sayılı kararındaFailin sözleşme kurarken ödeme niyeti bulunmadığı somut delillerle ispatlanmadıkça, sonradan borcun ödenmemesi dolandırıcılık suçunu oluşturmaz.                                   

 Hile başlangıçta var olmalıdır. 

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E. 2016/15-956 K. 2018/43sayılı kararında ;Dolandırıcılık suçunda hileli davranışların sözleşmenin kurulmasından önce veya en geç kurulma anında mevcut olması gerekir.Sonradan ortaya çıkan davranışlar suçun unsurunu oluşturmaz denilmek suretiyle hilenin başlangıçta da var olması gerektiği açıklanmıştır.

MAĞDURUN DİKKAT VE ÖZEN YÜKÜMLÜLÜĞÜ DE DİKKATE ALINIR.

Yargıtay 23. Ceza Dairesi 2019/3456E. 2020/2211 sayılı kararındaMağdurun basit bir araştırmayla gerçeği öğrenebileceği hâllerde hileden söz edilemez. Her aldanma dolandırıcılık değildir.” Denilmek suretiyle basit araştırmayla öğrenilebilecek durumlarda hilenin bulunmadığı ve dolandırıcılık suçunun oluşmadığı belirtilmiştir.    

DOLANDIRICILIK SUÇU ŞİKAYET DİLEKÇESİ 

                                  … CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA                                                                                                    

YAKINAN                                    :  

TC KİMLİK NUMARASI          :  

ADRES                                         :  

VEKİLİ                                          : Av. Mert APAYDIN

ADRES                                         : 

ŞÜPHELİ                                      :  

SUÇ                                               : Dolandırıcılık suçuna ilişkindir. 

SUÇ TARİHİ                                 : …/…/… 

AÇIKLAMALAR                          :  

1-) Şüpheli ... .... ile müvekkilimiz, …/…/… tarihinde müvekkilimizin arkadaşı olan …’nın işyerinde tanışmıştır. Şüpheli, müvekkilimize turizm şirketine sahip olduğunu ve yurtdışına çalışmak için gitmek isteyenlere vize aldıklarını, konu ile ilgili olanların kendisine başvurabileceğini söylemiştir. 

2-) O tarihlerde müvekkilimiz işlerinin kötü gitmesi nedeniyle maddi sıkıntı yaşamakta, ailesinden baskı görmekte ve kendini işe yaramaz hissetmektedir. 

Bu nedenle, müvekkilimiz …/…/… tarihinde şüpheliyi aramış (EK-1) ve ...’ya gitmek için şüpheliye …TL. ödeme yapması gerektiğini öğrenmiştir.

Bunun üzerine müvekkilimiz, … model … marka arabasını satmış (EK-2) ve …TL.’yi uçak biletlerini alması ve vize işlemlerini halletmek üzere ../../... tarihinde şüphelinin banka hesabına yatırmıştır (EK-3)

3-) Şüpheli, gerekli işlemleri tamamladıktan sonra müvekkilimize …/…/… tarihinde …’ya gideceğini söylemiştir.

Müvekkilimiz …/…/… tarihinde saat ... sularında arkadaşının işyerinde şüpheli ile buluşmak üzere gittiğinde polislerle karşılaşmıştır (EK-4).

Görevli polislerden şüphelinin uzun zamandır aranan bir dolandırıcı olduğunu öğrenmiştir. 

4-) Açıklanan nedenlerle müvekkilimizi dolandıran ilgili şahsın cezalandırılması için gerekli soruşturmanın yapılarak hakkında kamu davası açılmasını talep etme zorunluluğu doğmuştur. 

 HUKUKİ NEDENLER          : 5237 S. K.  m. 157, 158 ve ilgili mevzuat. 

SONUÇ VE İSTEM             : Yukarıda açıklanan nedenlerle müvekkilimizi dolandıran şahsın cezalandırılması için gerekli soruşturmanın yapılarak hakkında kamu davası açılmasını, müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz. …/ …/ …                                                                                                                                                                                                                                         


Yakınan Vekili       

 Av. Mert APAYDIN


EKLER                      

1-) Müvekkilimize ait nüfus kayıt örnekleri. 

2-) Müvekkilimize ait 05..... numaralı hattın konuşma kayıtları                  

3-) Müvekkilimizin ../../... tarihinde satmış olduğu araca ilişkin .... Trafik Sicil Müdürlüğü kayıtları 

4-)  Tanıkların isim ve adresleri ile tanıklık edecekleri konuları gösterir tanık listesi        

5-) Bir adet onaylı vekaletname örneği